İletişim
 
STRES VE OZON
Ozonlanmış kan dokulara daha çok oksijen taşımaya başlar. Bundan en çok faydalanan organı ise beyindir. Zira beyin hücreleri bütün diğer hücrelerden daha çok enerji tüketirler. Bunu da ancak bol oksijenle yapabilirler. Bu yüzden, beynimiz her solukla aldığımız oksijenin dörtte birini tüketmektedir. Ağırlık olarak beynin vücudumuzun sadece yüzde iki buçuğunu oluşturduğunu göz önünde bulundurursak, ne kadar büyük bir oksijen tüketicisi olduğu kolayca tahmin edilebilir.
İşte bu yüzden, ozon etkisiyle yükselen kan oksijen düzeyleri vücudumuzda önce beyin hücrelerinin canlanmasını sağlar.
  • Beyin hücrelerinin faaliyetleri hızlanır, birbirleriyle iletişim kabiliyeti yükselir.
  • Beyin hücrelerinden “mutluluk hormonu” adı da verilen endorfinler salgılanır.
Ozonun stres ve kronik yorgunluktaki etki mekanizması
  • Ozon, stres hormonu olarak adlandırılan adrenalinin yıkılmasını sağlar.
  • Kılcal damar dolaşımının iyileşmesi ile hücre ve dokularda enerji artar.
  • Hücrelerin oksijen yetersizliğinden dolayı aksayan faaliyetleri normale döner.
  • Uyarılan antioksidan faaliyetler sonucunda hücreler toksin atar.
  • Kaslarda yorgunluğa neden olan laktik asit birikimleri giderilir, sebepsiz kas ağrıları geçer.
  • Beyin hücrelerinin fonksiyonları iyileşmesi hafıza ve benzeri zihinsel faaliyetlerin düzelmesini sağlar, duygu durumu iyileşir, depresif duygular hafifler.
Ozon tedavisi sigara, alkol, uyuşturucu ve diğer bağımlılıklarda klasik tedavilere eklendiğinde yoksunluk reaksiyonlarını hafifletir, iştah düzelir, uyku normalleşir, yaygın kas ağrısı ve diğer belirtilerin şiddetinde azalma gerçekleşir.
Panik atak, depresyon, anksiyete hastaları da ozonun etkilerinden fayda görürler.